Kürtçe mp3 , Türkçe mp3 »
Forum Bilgi Dünyası
»GeneL Kültür »Psikoloji » Tenkit Psikolojisi

Tenkit Psikolojisi

Psikoloji kategorisinde açılmış olan Tenkit Psikolojisi konusu , Tenkit Psikolojisi Dr. Hasan AYDINLI Hatalarımızın uygun şekilde bizlere ifade edilmesi ve bizim bunu kabul etmemiz, şahsî kemâlât açısından gereklidir. Birçok insanın hiç hoşlanmadığı tenkitte gaye ve ölçü ne olmalıdır, ...


Tags:

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 09-11-2008   #1 (permalink)
Canemcafem Filozof
 
AsLaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2008
Bulunduğu yer: d.bakır
Yaş: 19
Mesajlar: 4,496
Burcunuz:
Cinsiyet:
Üye Grubu: Vip Üye
Ettiği Teşekkür Sayısı: 3
Aldığı Teşekkür Sayısı: 4
Teşekkür Aldığı Konu Sayısı: 4
Tecrübe Puanı: 50
AsLaN is on a distinguished roadAsLaN is on a distinguished roadAsLaN is on a distinguished roadAsLaN is on a distinguished roadAsLaN is on a distinguished roadAsLaN is on a distinguished roadAsLaN is on a distinguished roadAsLaN is on a distinguished roadAsLaN is on a distinguished roadAsLaN is on a distinguished roadAsLaN is on a distinguished road
 
Tecrübe Seviyesi: 49
  
Canlılık: 1827 / 1827
Çekicilik:1498 / 3241
Tecrübe:74%

Takımı:
Standart Tenkit Psikolojisi


Tenkit Psikolojisi
Dr. Hasan AYDINLI


Hatalarımızın uygun şekilde bizlere ifade edilmesi ve bizim bunu kabul etmemiz, şahsî kemâlât açısından gereklidir. Birçok insanın hiç hoşlanmadığı tenkitte gaye ve ölçü ne olmalıdır, Peygamberimiz’in (sas) bu husustaki metotları nelerdir?.. Menfî tenkidi alışkanlık haline getiren kişilerin şuuraltında hangi düşünceler yatıyor olabilir, menfî tenkitçilerin toplum içindeki yeri nedir?.. Tenkidin ferdî ve içtimaî hayatta sebep olduğu hasarlar, olumsuzluklar... Tenkitte mihenk taşımız ne olmalıdır?

Her şeyi tenkit eden bir adam bir tabloyu da tenkit etmiş. Yanındaki: ‘Sen hiç bu kadar güzel bir eser meydana getirdin mi?’ deyince, adam: “Arkadaşım ben yumurtlamayı bilmem; ama bir yumurtanın sağlam veya çürük olduğunu pek âlâ anlarım.” diye cevap vermiş. 1

Birilerinin tenkit ettiğini, birilerinin de tenkit edildiğini sık sık görürüz. Acaba insanlar niçin tenkit eder? Tenkit etmenin arkasındaki psikolojiler nelerdir? Tenkidin faydaları var mıdır? Müspet tenkit nasıl yapılır? Tenkidin insan psikolojisine tesirleri nelerdir?

Tenkit; sözlü, yazılı veya fiilî olabilir. Lûgat mânâsıyla tenkit; herhangi bir insan, eser veya konunun, doğru-yanlış, eksik-fazla, güzel-çirkin yanlarını bulup gösterme işidir. Tenkidin ahlâkî zâviyeden iyi veya kötü olarak vasıflandırılması; kime, ne zaman, nerede, hangi dozda, hangi maksatla ve ne niyetle yapıldığına bağlıdır. Bu açıdan bakılınca tenkit, müspet tenkit (yapıcı olan, fayda sağlayan) veya menfi tenkit (yıkıcı ve zarar veren) olarak ikiye ayrılır. Tenkidin tesiri de yukarıda zikredilen hususiyetlere bağlı olarak farklılıklar gösterebilir.

Kişi niçin tenkit eder?
Ferdî ve içtimaî hayatın daha iyi hâle gelmesi için hataların fark edilip usûlünce ifade edilmesi yararlıdır. Ancak bu ifade şeklinin kişiye ve çevresine zarar vermemesi ve ifadelerin iyi niyetli olması gerekir. Bu şekilde yapılan müspet tenkitlerde yanlışı düzeltme mülâhazası vardır.

Aile ve cemiyette menfî tenkide kilitlenenler, giderek her şeyde bir olumsuzluk arama gibi bir duruma düşerler. Bu şekilde tenkidin bir alışkanlık olarak yapıldığı sık görülür.

Yıkıcı tenkidin gerisinde hissî ve nefsî mülâhazalar yatabilir. Rekabet ve kıskançlık da, kişiyi sürekli tenkide sürükler. Bu durumda tenkide mevzu olan hususu düzeltme ve çözme gayesi veya iyi niyet olmadığı için, iki taraf da bundan zarar görür. Kısacası ‘üzüm yemek yerine bağcıyı dövmek’ niyeti ile konuşmamak gerekir. Değerlendirmelerde samimi olmak, hissî ve nefsî mülâhazaları terk etmek, çoğunlukla yıkıcı tenkit yapmamıza engel olsa da, bu tenkidin yerini, zamanını, dozunu ve üslûbunu ayarlayamadığımız takdirde, yıkıcı tenkitlerle karşılaşmamız kaçınılmaz olacaktır.

Yıkıcı tenkit içtimaî bir hastalık haline gelebilir. Meselâ medyada ‘hatırı sayılır’ kişilerin bile, duygularına yenik düşerek yaptıkları yıkıcı tenkit şaşırtıcıdır. Tv’deki birçok tartışma programındaki tenkidin gerisinde, iyi niyetli bir yaklaşım yerine daha çok karşıdaki kişiye maddî- mânevî zarar verme gayesi vardır. Karşıdaki kişi ne söylerse söylesin, tek taraflı değerlendirme ve sonrasında tenkit yapılmaktadır. İçtimaî hayatı derinden yaralayan bu üslûbun yeni yetişen nesillere sirayet etmeden değiştirilmesi gerekir.

Batı kaynaklı “kişisel gelişim”de ferdiyetçiliğin bir kurtuluş gibi görüldüğü günümüzde, şahsiyet ve benlik aşırı yüceltilmiştir. Bu durumda, ‘var olmak için yok etme’ veya en başarılı olmak adına diğerleri geçilmeye çalışılıyor, diğer insanlar yıkıcı bir üslûpla tenkit ediliyor ve şahsî çıkarlar korunuyor. Benlik ve enaniyetin, menfî tenkidi artırdığı görülmektedir.

Tenkitçinin psikolojisi
Yıkıcı tenkitlerde empati eksikliği vardır, karşıdakinin psikolojik durumu pek düşünülmez. Yeterince empati kurabilen kişilerde yıkıcı tenkit daha az görülür.

Negatife odaklanan ve karamsar kişilerde ise, eksik tarafı bulma daha fazla söz konusudur. Herkesin ve her hâdisenin eksik ve yanlışlıkları onları etkiler. Mutsuz ve distimik (uzun süreli hafif mutsuzluk hali) kişilerde, iradî veya gayri iradî karamsar bakış açısı tenkidi artırır. Bu durumdaki kişiler, içlerinde bulundukları durumu fark edemeyebilirler. Çevredekilerin bunu fark etmesi ve böyle kişilere yardımcı olması gerekir. Meselâ karamsar bir çocuk oyun esnasında arkadaşlarının kendisine yaptığı normal davranışı bile kasıtlı olarak değerlendirir, onları tenkit eder ve sevilmediğini düşünür. Bu durumda onu yakından tanıyan kişilerin onunla ilgilenmesi gerekir.

Aşırı mükemmeliyetçi kişilerde, kendini ve başkalarını sürekli değerlendirme, hataları bulup çıkararak her şeyin hatasız olmasını isteme gibi bir tavır görülür. Mükemmeliyetçi kişiler, çevresindekilerin hatalarını bularak stresin artmasına sebep olurlar. Meselâ mükemmeliyetçi bir anne, çocuğunun not olarak dört almasını bile kabullenemez; hep beş almasını ister. Bu ise, çocuğun stresinin artmasına, başarısının azalmasına yol açabilir. En mükemmeli istemek ve beklemek bazı güzelliklerin sönmesine sebep olabilir.

Tenkitçinin şuuraltında “Ben daha iyi bilirim, daha iyi yaparım” gibi bir düşünce olabilir. Bu düşünce ile kişilerin veya herhangi bir hâdisenin yanlış yanlarını bulur. Buna istinaden, karşıdaki kişiden daha iyi bildiğini kendince ispat etmiş olur. Böylece benliğin ve enaniyetin daha da artmasına sebep olur. Bu türlü tenkit giderek yıkıcı bir mahiyet kazanabilir.

Kimileri ise, hatalarını gayri iradî olarak örtmek için tenkit eder. Özellikle kurumlarda bu durum daha da yaygındır. Başkaları tenkit edildiğinde veya eksik tarafları bulunduğunda, tenkitçi yerinin sağlamlaştığını sanır, hatalarının örtüldüğünü düşünür. Aile içinde de, yanlışların hep başkalarına mal edilmesi, kişinin kendi hatalarını düzeltmesine engel teşkil eder ve aile içi münasebetlerin zedelenmesine yol açar. Sürekli her şeyi ve herkesi olumsuz bakış açısı ile değerlendiren kişiler, kendilerini strese ve kaygıya ittikleri gibi, çevrelerine de negatif enerji yaydıklarından yalnızlaşırlar.

Tenkit edilenin psikolojisi
Söylenen her kelimenin karşı tarafta bir yansıması vardır. Bu yansıma müspet veya menfi olabilir. Bir değerlendirme yapmadan önce, neyi niçin eleştirdiğimizi ve bunun sonucunda kimin ne kadar fayda göreceğini hesaba katmalıyız. Söylediklerimizle sadece karşı tarafa mesaj vermekle kalmayıp, o kişinin kısa, orta ve uzun vadedeki davranışlarına da tesirde bulunduğumuzu unutmamalıyız. Olumlu üslûbu yakalayamadığımız değerlendirmelerde karşı tarafa zarar verebileceğimizi aklımızdan çıkarmamalıyız.

Tenkit, daha ziyade tenkit edilen tarafta strese yol açar; bu da kişilerin zamanla birbirinden uzaklaşmasına sebep olur. Her şeyi yıkıcı bir şekilde tenkit eden kişilerin, aile içinde bile yalnız oldukları görülür. Kimse o kişiye bir şey bahsedemez hâle gelir; çünkü karşılığında sürekli bir olumsuz değerlendirme görmektedir. Tenkit ile birlikte muhatapta kırılma ve dışlanma duygusu oluşabilir. Bir kişinin sürekli eksik taraflarını söylediğimizde, o kişinin kendine bakış açısı olumsuz hâle gelir. Kendisini yetersiz ve başarısız hisseder. Bu durumda endişesi artar. Endişe ve stresi artan kişilerin de, hataları çoğalır. Yani fâsit daire oluşur. Tenkit, stresi; stres de hatayı beraberinde getirir. Sık hata yapan kişi ise daha çok negatif mesaj almış olur.

Ona-buna eksiklik-bozukluk atfedenler, kendilerini ifade etmek için herkesi hor görürler. Bunlar gönüllerine göre kendilerini ifade edemedikleri için hep âlemin kusurları ile meşgul olurlar. Aleyhissalâtü vesselam Efendimiz, "O bozuk, bu bozuk, şu da bozuk." diyene "Bozuk olan asıl kendisidir." manasına şöyle buyurmuştur: "İnsanlar helak oldu diyen asıl kendisi helak olmuştur." Kişinin vicdanı ve kalbi duru olsa her şeyi duru görür. Mizaç bakımından herkeste kusur arayanları, birkaç hafta Cebrail Aleyhisselam'la buluştursan onda da kusur bulur ve "Ayağını nasıl kaydırabilirim?" yolları araştırır. Aslında bozukluk bu tip insanların karakterlerindedir. Bunların ahlâk anlayışı geçimsizliktir. Bu tip hiç kimse ile geçinemeyenlerin bütün derdi, kendini ifade etmektir. Bunlar sürekli kendilerinden bahsedilmesini, hep kendilerine değer verilmesini ve her zaman öne çıkarılmalarını isterler. Bir işi üstün bir başarıyla tamamladığı zaman şunu diyebiliyor musun: "Eğer şu arkadaş veya benden başka birisi yapsaydı, bu iş neticeleri itibarıyla daha çok hayırlara vesile olacak ve dolayısıyla daha fazla başarı elde edilmiş olacaktı." İşte bu anlayış Kur'ân ruhunun ve Peygamber ahlâkının ifadesidir. Aksine hep beklenti içinde olup kendini her zaman öne sürmeye kalkanlar, hezeyanlarını bir ruh hastalığı içinde yaşayanlardır.



Tenkit ile karşı tarafın ya cesaretinin azalarak pasifleşmesine veyahut daha da hiddetlenmesine sebep olunabilir. Sürekli olumsuz sözler işiten insanlarda, tenkit edilme korkusu ile cesaretsizlik başlar. Tenkit ettiğimiz kişinin bize karşı içten içe öfke duyması halinde de aradaki diyalog bozulur.
Bir kişinin veya şeyin, birçok güzel tarafı olduğu halde sadece hatalı ve yanlış yönlerini açığa çıkarmak hakkaniyet ve adalet ile açıklanamaz. Tenkit edilen kişinin güzel yönlerinin fark edilmemesi, o kişinin güzelliklerinin azalmasına sebep olur. Bir bahçede onca güzel çiçek varken, sadece birkaç yabanî ota takılmamız o çiçeklerin zamanla azalmasına yol açabilir. Sürekli tenkit edilen kişinin mutsuzlaşması ve içe kapanmasına sebep olabiliriz.

Müspet tenkit nasıl olur?
Bir konuyu veya kişiyi değerlendirirken niyetimiz ve tercih ettiğimiz üslûp çok önemlidir. Karşı tarafın tenkidimizden istifade etmesinde en önemli unsur niyetimizdir. Lisan-ı hâlimizle ve konuya yaklaşımımızla iyi niyetimizin hissettirilmesi gerekir. Tavır ve üslûp çok önemlidir. Karşıdakinin bize tavır almasına sebep olacak tutumlardan kaçınmalıyız. Tenkit yumuşak bir üslûpla yapılmalıdır. Böylece yapıcı ve müspet davranmış oluruz. Karşı tarafın da alıcılarının açılmasına ve görüşlerimizden istifade etmesine zemin hazırlarız. Niyetimizin ve üslûbumuzun iyi olmadığı tenkitlerde ise, hem bizden uzaklaşmasına hem de görüşlerimize karşı alıcılarını kapatmasına sebep olabiliriz.

Değerlendirdiğimiz şeyin anlayışımıza göre eksik ve yanlış tarafları varsa, subjektif tenkit yapmış oluruz. Kriter ve standartlara göre değerlendirmeler yapılmışsa objektif tenkit yapılmış olur. Buna şöyle bir misal verilebilir: Bir söze başlarken ‘bana göre, bana sorarsan, benim anlayışıma göre’ gibi ifadeler, karşı tarafın cephe almasına sebep olabilir. Bunun yerine, standartlarımızı daha objektif kaynaklara dayandırarak söze, ‘falan kitaba göre, bazı büyük zatların dediğine göre’ şeklinde başlamamız faydalı sonuçlara vesile olabilir.

Amirlerimizin veya bilgi ve tecrübelerinden yararlandığımız kişilerin tenkidi müspet kabul edilir. Çünkü bu kişilerin görüş bildirmesi ile karşı tarafın iyiliği, faydası ve olumlu bir hale gelmesi sağlanır. Birçok kimse bu kişilerden aldığı tenkitlerle kendini yetiştirir ve eksikliklerini gidermeye çalışır. Hattâ böyle bir değerlendirmenin olması yetişme ve yetiştirme açısından gereklidir.

Tenkitteki gâyemiz karşıdaki kişinin hatasını düzeltmek olsa bile, o hatanın yerleşmesine sebep olabiliriz. Bir kişiye yanlışını söylemekten ziyade, ona nasıl olması gerektiğini söylemeliyiz. Eğer karşımızdaki kişi hatalarının söylenmesine alışmışsa, artık bunları tekrar tekrar tenkit etmek doğru olmaz. Bu tür kişilere hataları söylendikçe hatalarının yerleşmesine yol açabiliriz. Bunun yerine, bu kişilerin olumlu yönlerini ön plâna çıkarıp eksik yanlarına işaret etmek daha faydalıdır.

Efendimiz (sas) insanların hatalarını isim vermeden düzeltmeye çalışmıştır. Şahısların hatalarının ön plâna çıkarılması, isim verilerek konuşulması, şahsın psikolojisi açısından uygun olmayabilir. Bu konuda Efendimiz (sas) bize rehberdir.

Çocuklarla olan münasebetlerde onların iyi yönlerini ön plâna çıkarmak önemlidir. Meselâ sınıfta bir soru sordunuz. Öğrencilerden birisi cevap verdi; ama verdiği cevap yanlış. Bu durumda yanlışa işaret etmeden öğrencinin olumlu yönlerini, cevabındaki bilgi parçalarını kullanarak onu rahatlatmalıyız. Daha sonra cevabın yanlış olduğunu ifade etmeliyiz. Bu durumda öğrenci kırılmayacak ve sonraki sorularda cevap verme cesareti bulacaktır.

Takım halinde çalışanların, arkadaşlarını tenkitten kaçınması gerekir. Tenkit eden kişi, başkalarının da tenkide başlamasına kapı açar; dedikodu ve gıybetin artışına sebep olur. Bu durumda bir arada çalışma ruhu zedelenir. Kişiler sürekli birbirlerinin hatalarını görmeye başlar. Kardeşlik ve arkadaşlık zarar görür. Bediüzzaman Hazretleri bu konuda şöyle der: “İkinci düstürunuz: Bu hizmet-i Kur’âniyede bulunan kardeşlerinizi tenkid etmemek ve onların üstünde faziletfüruşluk nev’inden gıbta damarını tahrik etmemektir. Çünkü nasıl insanın bir eli diğer eline rekabet etmez; bir gözü bir gözünü tenkit etmez; dili kulağına itiraz etmez; kalb ruhun ayıbını görmez.. belki birbirinin noksanını ikmal eder, kusurunu örter, ihtiyacına yardım eder, vazifesine destek olur; yoksa o vücud-u insanın hayatı söner, ruhu kaçar, cismi de dağılır.’’ 3

Tenkit ile Kur’an-ı Kerim’deki ‘nasihatle kötülükten uzaklaştırma’ arasında fark vardır. Mü’minlerin kardeşlerinde gördükleri eksiklikleri iyi niyetle ifade etmelerindeki ve nasihatte bulunmalarındaki niyet ve yaklaşım mü’mine yakışır olmalıdır.

Ölçümüz şu olmalıdır: ”Her şeyi tenkit, her şeye itiraz bir yıkma hamlesidir. İnsan bir şeyi beğenmiyorsa daha iyisini yapmaya çalışmalıdır. Yıkmaktan harabeler, yapmaktan mamureler meydana gelir.” 2

Tenkidin faydaları var mıdır?
Müspet tenkidin faydaları olmasına karşılık yıkıcı tenkidin zararları vardır.

Hataların süreklilik kazanmaması ve büyümemesi açısından tenkidin yararları vardır. Kişinin kendini bir aynada seyretmesine ihtiyaç vardır. Müspet tenkit ayna vazifesini görür. Kendimizi bu aynada seyreder hatalarımızı görür ve düzeltiriz. Yerinde tenkitler, insanların bir arada çalıştığı yerlerde sağlıklı işleyiş açısından gereklidir. Ancak yıkıcı tenkit bu gibi yerlerde ciddî sıkıntılar oluşturur. Bunun yerine müspet tenkidin yapılması gerekir.

Müslümanlara, bir kötülük gördüklerinde, duruma göre, önce elleri, sonra dilleri ile engellemeleri, buna güçleri yetmiyorsa da kalbleri ile buğz etmeleri emredilir. Bu mülâhaza ile yanlışın uygun bir şekilde engellenmesi faydalı olacaktır.

Çoğumuz hatalarımızın söylenmesinden pek hoşlanmayız. Yanlışlarımızın bize uygun bir şekilde ifade edilmesi ve bunu kabullenmemiz şahsî kemâlat açısından gereklidir.

Eğitim ve öğretimde de müspet tenkit, hem iyi eğitimi destekler, hem de bilimin gelişmesine katkı sağlar.

İster amir, ister memur, isterse de ailede bir eş olalım, günlük hayatımızda müspet bakış açısı hâkim olmalıdır. Bu bakış açısına sahip kişilerin hayatta başarılı olduklarını ve etraflarında çok sevildiklerini görmekteyiz.

Sonuç olarak
Her şeyi tenkit edenler, kendilerini de nefis muhasebesine tâbi tutmuyorlarsa, bu durum onların hatalarını düzeltmelerine engel teşkil eder. Hep başkalarını tenkit eden kişilerin kendi hataları konusunda da aynı hassasiyeti göstermeleri gerekir.

Tenkit alışkanlığı, dedikodu ve gıybeti beraberinde getirebilir. Dolayısıyla tenkide başlayan kişi, bir süre sonra dedikodu ve gıybete de yakalanabilir.

Yapıcı olmak ve güzeli takdir etmek, her zaman teşvik edilen bir davranıştır. “Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen hayatından lezzet alır.’’ ifadesi bizler için bir mihenk taşı olmalıdır. Hayatımıza bakışımızı buna göre ayarladığımızda, hem kalb kırmamış, hem de müspet davranmış oluruz.

Tahribin tamire göre daha kolay olduğu bilinmesine rağmen, tahripçi tenkit üslûbunun toplumumuzda yaygınlaştığını müşahede edilmektedir. Birilerini menfî tenkit ederek sıkıntıya sokmanın prim yaptığı ve bunu alkışlayan insanların kolayca bulunduğu ortamda, müspet davranmak zordur. Tenkit edilen kişinin ruh halini göz önüne alıp öyle konuşmak, tenkit etmeden önce nefis muhasebesi yapmak gerekir.


_________________

Dipnotlar
1. İbrahim Sıddık İmamoglu, Büyük Dini Hikâyeler, Cilt: 1, Osmanlı yayınevi, İstanbul, 1980, S. 407
2. Fethullah Gülen, Ölçü ve Yoldaki Işıklar, TÖV yayınları, İzmir, 1993, 2. cilt, s:70
3. Bediüzzaman Said Nursi, Risale-i Nur Külliyatı, Lem’alar, 21. Lem’a, İhlâs Risalesi
__________________


AkLıN ve CeSaReTiN YoKSa ZaFeRDe YoKTuR.
AsLaN isimli üye çevrimiçidir (Online)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
psikolojisi, tenkit, tenkit psikolojisi

Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


WEZ Format +3. Şuan Saat: 11:47 AM.
Design by HTWorks Licenced To Kürtçe mp3 , Türkçe mp3
Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.3.0
Türkçeleştirme : EmSaLSiZ


Sitetistik
Zirve100 Site ekle
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736 737 738 739 740 741 742 743 744 745 746 747 748 749 750 751 752 753 754 755 756 757 758 759 760 761 762 763 764 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 779 780 781 782 783 784 785 786 787 788 789 790 791 792 793 794 795 796 797 798 799 800 801 802 803 804 805 806 807 808 809 810 811 812 813 814 815 816 817 818 819 820 821 822 823 824 825 826 827 828 829 830 831 832 833 834 835 836 837 838 839 840 841 842 843 844 845 846 847 848 849 850 851 852 853 854 855 856 857 858 859 860 861 862 863 864 865 866 867 868 869 870 871 872 873 874 875 876 877 878 879 880 881 882 883 884 885 886 887 888 889 890 891 892 893 894 895 896 897